Tecavüzcülerin tarihteki izleri

23 Kasım 2016
Rıza Zelyut, Aydınlık

Tecavüzcülerin tarihteki izleri

Türkiye, AKP’lilerin tecavüzcülere af getiren son önerisine kilitlendi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, dün bu girişimi, “Küçük çocuklara göz koyan iğrenç yaratıklara can simidi uzatılmaktadır” diyerek eleştirdi. Cumhuriyet Kadınları, TBMM’nin önünde bu rezil girişimi protesto ettiler. Yurdun her yerinde derin bir hoşnutsuzluk ortaya çıktı.
Bu af girişimini; AKP ile sıkı bağlantılı Ensar Vakfı ile bazı imam hatip yurtlarında meydana gelen tecavüz olayları ile yan yana koyun; o zaman afçıların tarihteki izlerini daha kolay bulursunuz.
Bu afçılar, kendilerini Osmanlı Torunları olarak gören, sıkı Müslüman geçinen kesimlerin temsilcileri…

OSMANLIDAN MİRAS

Tecavüzcülerin çok sevdiği Osmanlı Devleti’ni incelediğimizde şunu görürüz:
* Devleti, sınır hatlarına yığılan Türk boylarından alplar kurdular.
* Lakin, 100 sene içinde Osmanlı Devleti’ni Türk olmayan öğeler ele geçirdiler. Osmanlı padişahları, Balkanlar’dan esir olarak ele geçirilen Hıristiyan çocukları Müslüman edip (???) devleti onlara teslim ettiler.
* Bundan sonra Türk töresi/ahlakı yerle bir edildi. Tek eşli Türk ailesinin yerine Arap geleneğindeki çok eşlilik konuldu. Padişahlar, karılarının dışında, “gözde, odalık” gibi adlar altında yüzlerce cariyeyi kullandılar. Bunlar, “Din izin veriyor!” diyerek 2000 yıl önceki vahşi Arap geleneğini Türk toplumunun tepesine bindirdiler. Küçük yaştaki kızları yatağa attılar.

SIRA OĞLANLARDA

Osmanlı Devleti’ni yöneten padişahlar, vezirler, saray ağaları, şeyhülislamlar, kazaskerler, defterdarlar ve öbür bürokratlar, “bilgin” geçinen cahil âlimler, Esirciler Hanı’ndan parayla aldıkları kızları kullanmaktan zamanla bıktılar. Zevkçilik öyle ilerledi ki bu kez, esir olarak getirilen parlak oğlanlara yöneldiler. Sarayda içoğlanları geleneği ile başlayan bu tecavüzcülük, zaman içinde büyük şehirlerin sokaklarına kadar indi. Meşhur “Şehrengiz” kitapları işte bu oğlanları (şehir oğlanları) anlatmak için yazıldı.
Saray şairleri işi öyle ileri götürdüler ki kundaktaki oğlan çocuklara bile göz koydular. Bu ahlaksızlık şiirlerini de bulup gün yüzüne biz çıkardık.
Milli Şair Mehmet Akif de işte bu Osmanlı’nın şiiri, “baştan başa oğlan ile şarap”tan ibaret olarak tanımlamıştır.
Saraydaki oğlancılığı gören aşağıdaki kesim, sokaklarda oğlan avcılığına başladı. Burada anlatamayacağım başka iğrenç ilişki biçimleri ortaya çıktı.
Osmanlı padişahları, Örneğin AKP’lilerin çok sevdikleri için adını her yere verdikleri Padişah Yavuz Sultan Selim, “Bahname” adı altında bu işin kitabını yazdırdı.
Bütün bu rezil sürecin belgelerini, Kaynak Yayınları’ndan çıkan Osmanlıda Oğlancılık adlı son kitabımda ortaya koydum. İşin şarkılara-türkülere kadar giren izlerini görünce şaşıracaksınız.
Ayrıca bu iğrenç geleneğin Cumhuriyet’e aktarılan izlerine de değindim.
Cumhuriyet ahlakına karşı sanki üstün bir ahlak sistemiymiş gibi konulan Osmanlı ahlakını tanımadan, tecavüzcü zihniyeti anlayamazsınız.
Analar, kız veya oğlan demeden; çocuklarınızı bu Osmanlı torunlarından, sıkı dindarlardan uzak tutun.

http://www.aydinlik.com.tr/kose-yazilari/2016-kasim/tecavuzculerin-tarihteki-izleri

Reklamlar